aidin salih şeker hastalığı tedavisi
Polikistikover sendromu tedavisi Hamile kalmak istemiyorsanız, düzenli adet tedavisine ihtiyacınız olacaktır. Kötü yumurtlama, düzensiz adet döngüsü ve endometriumun pul pul dökülememesi nedeniyle endometriyal hiperplazi ve endometriyal kanser riskini azaltmak için hormonal ajanlarla düzenli menstrüasyon yapılır.
Hastalarınkan grubuna uygun beslenmesi ise sağlığı geri kazanmak için mücadele veren bağışıklık sisteminin işini kolaylaştırır. SİTEMİZDEKİ 8 TANE OLAN KAN GRUBUNA GÖRE BESLENME YAZILARIMIZA AŞAĞIDAKİ LİNKLERDEN ULAŞABİLİRSİNİZ: 1- Kan Grubuna Göre Beslenme-1: (Kan Grubuna Göre Beslenme-1) 2: Kan Grubuna Göre
26Nis.2020 - Diyabet şeker hastalığı nedir, nelere dikkat etmek gerekir, neler yiyip içilir tedavisi nasıl olur. 26.Nis.2020 - Diyabet şeker hastalığı nedir, nelere dikkat etmek gerekir, neler yiyip içilir tedavisi nasıl olur Diyabet Şeker Hastalığı Doğal tedavi yöntemleri Dr
GerçekTıp - Aidin Salih modelleri en ucuz fiyat seçenekleriyle Cimri.com'da! Siz de Cimri.com'da Gerçek Tıp - Aidin Salih ürününün özelliklerini detaylı bir şekilde inceleyebilir, ürüne ait kullanıcı yorumlarına göz atabilir, fiyat değişimlerini takip edebilir ve en uygun Gerçek Tıp - Aidin Salih modellerine kolayca ulaşabilirsiniz.
veya1 kilo taze incir (taze incir yerine 300 gram doğal kurutulmuş incir 2 bardak su ile ıslatılır ve bir gece bekletilerek kullanılabilir) + 3-4 kabuk tarçın + 2 bardak su + 1 bardak şeker 10-15 dakika kaynatılır. 5 6 saat sonra yarım kilo bal, 2 çorba kaşığı toz zencefil eklenerek kısık ateşte 2-3 dakika daha kaynatılır. 200 gram sıcak suda 4
my country the new age sub indo. Ağız hastalıkları doğal tedavi - Dr Aidin Salih Gerçek Tıp Kitabı Ağız Sağlığı Sindirim ağızda başladığı için ağız mikroflorası bağırsak mikroflorası gibi çok önemlidir. Diş macunu normal ağız mikroflorasını yok eder, yabancı mikrofloranın yerleşmesine yol açar. Yabancı mikroflora ağız mukozası hastalıklarına ve diş çürümesine sebep olur, sindirim başlangıçtan itibaren bozulur. Diş macununda bulunan katkı maddeleri, özellikle Titanyum Dioksid ve Aspartam ağızdan kan dolaşımına karışarak, bağlantılı organlarda birikir. Her bir dişin dibinde farklı organlada bağlantılı ikişer tane akupunktur noktası alıcı bulunur. Yiyeceklerdeki besin ve enerji çiğneme ile birbirinden ayrılır. Enerji, bu akupunktur noktaları vasıtasıyla vücudun genel enerji akımına karışır. Ayrıca, dişetleri, yaklaşık 40 sinirle organlarla bağlantılıdır. Dolayısıyla dişetlerinde başlayan bir hastalık bağlı olduğu organları etkilerken organlarda başlayan bir hastalık da bağlı olduğu dişetlerini etkiler. Örneğin, ön üst dişetlerinin kan dolaşımı beyin kan dolaşımıyla bağlantılıdır. Bu dişetlerinin durumu beynin durumunu gösterir. Dişetleri tedavi edilirken aynı zamanda beyindeki kan dolaşımı da düzeltilmiş olur. Bu sebeple, ağız hastalıklarının bölgesel tedavisi mutlaka genel tedaviyle birlikte yapılmalıdır. En sık rastlanan ağız hastalıkları, dudaklarda ve dilde şişme, aft, uçuk ve dişeti iltihabıdır. Dudaklarda ve dilde şişme hazımsızlık, mizaca uygun olmayan yiyecekler, parazitler, bağışıklık sisteminin zayıflaması ve özellikle Aspirin gibi ilaçlar, Aspartam gibi tatlandırıcılar sebebiyle oluşur. Çikolata, sakız, şekerleme, ketçap, soslar, gazozlar, diyet yiyecek ve içeceklerde ve ilaçlarda yoğun olarak tatlandırıcı kullanıldığı unutulmamalıdır. Aft, etrafı kırmızı, küçük yaralara denir. Aftlar ağız içinde ortaya çıkar, sık tekrarlar, bulaşıcı değildir. Uzmanlar, aftları bağışıklık sistemi problemlerine, DNA değişimlerine ve DNA virüslerine bağlarlar. Aft, Behçet Hastalığı, Akdeniz Ateşi ve Bağırsak hastalıklarının belirtisi olabilir. Aromalar, katkılı yiyecekler, sentetik enzimler, sentetik hormonlar, antiromatizmal ve antidepresan gibi ilaçlar afta yol açan nedenler arasında yer alabilmektedir. ''DNA'daki Değişimler" bölümüne bakınız Uçuk, Herpes virüsünün oluşturduğu enfeksiyon belirtilerinden biridir. Dudaklarda ve üreme organlarında görülür. Ateşlenme veya soğuk algınlığına bağlı olduğu sanılarak, genelde pek önemsenmez. Fakat Herpes virüsü aslında DNA virüsüdür. DNA'yı etkileyerek, DNA'da ve hücre yapısında değişikliğe sebep olurken aynı zamanda fiziksel, zihinsel ve ruhsal değişime de sebep olabilir. Modern tıp, herpesten kurtulma yolunu hâlâ bulamamıştır. Fakat, bu kitapta anlatıldığı gibi organlarını ve sistemlerini temizleyen; hazır gıdaları ve diğer zararlı yiyecek ve içecekleri yemeyen, düzenli bir şekilde açlık yapanların virüsü, yoğun bir uçuklamayla dışarı attığı görülmüştür. Yoğurt, ekşi nar suyu veya sirke sürmekle uçuk geçebilir. inatçı uçuk için "Egzama" ve "Sedef" bölümlerinde anlatılan sirkeli ilaçları kullanmak gerekir. Ancak uçuğun geçmesi virüsün atıldığı anlamına gelmez. Dişeti iltihabı Periodontitis, dişleri saran kemiklerin ve dişeti dokularının iltihabıdır. İltihaplı dişeti kırmızı veya mor görünümdedir, fırçalarken kanar. Doğum kontrol hapları ve kortizon gibi sentetik hormonlar, kalp ilaçları, antibiyotikler ve anti-depresanlar gibi bağışıklık sistemini baskılayan ilaçlar, beslenme bozukluğu, kronik hazımsızlık, katkılı gıdalar, deterjanlar ve parfüm dişeti iltihabına neden olabilir. Dişeti iltihabı sadece dişetini değil, kemik dokuyu da etkileyebilir. Dişeti iltihabının başlangıçtaki belirtileri, ağız kokusu, kırmızı-kabarık dişetleri, fırçalama sırasında kanama ve ağız tadının bozulmasıdır. İlerlemiş durumlarda kemik erimesi görülür, dişetleri çekilir, diş kökleri ortaya çıkar ve dişler sallanır. Bazen sallanan bir dişi çekmek zorunlu hale gelebilir. Diş zorunlu olarak çekildiğinde, çekilen dişin yerine tampon koymamak, kanı durdurmamak ve akmasını sağlamak gerekir. Tampon, diş kökünün etrafında biriken iltihaplı kanın dışarı atılmasını engeller, dışarı atılamayan iltihaplı birikinti dişetlerinin ve dişleri saran kemiklerin iltihaplanmasına sebep olur ve bu durum yıllarca devam edebilir. Dişleri saran kemikterin iltihaplanması diğer kemiklerin de iltihaplanmasına osteomiyelit yol açabilir. İlginç olan şudur ki, dişleri saran kemiklerdeki iltihap temizlendikçe herhangi bir kemikte görülen osteomiyelit de geçer. Dişeti ameliyatından, implant yapıldıktan ve dişeti traşından sonra vücudun enerji akımları birbirine karışır, dişlerin dibindeki akupunktur alıcıları bozulur veya kaybolur. Bunlarla beraber mevcut hastalıklar derinleşir ve yenileri ortaya çıkar. Günümüzde dişetlerindeki iltihaplanma ve kanamayı durdurmak amacıyla, kılcal damarlar lazerle dağlanmaktadır. Kılcal damarlar lazerle kurutulduktan sonra üst dişetleriyle bağlantılı olan beyin ve alt dişetleriyle bağlantılı olan üreme organlarındaki kan ve enerji dolaşımı düzelmemek üzere bozulur. Ayrıca, lazerin DNA'yı etkilernesiyle genetik mutasyonlar ortaya çıkar. Aynı şekilde ileri teknolojiyle üretilen ve hemen hemen diş yapısıyla aynı özellikleri taşıyan kemik tozu gibi malzemelerin dişlere veya dişetlerine uygulanması da öngörülemeyen sonuçlar doğurabilir. Amalgam dolguların içeriğindeki kurşun hızla ve aralıksız olarak buharlaşır ve bütün ağız dokularına, sonra bu dokularla bağlantılı organlara dağılır. Amalgam dolgular felç, alzheimer, parkinson, egzama, sedef, kısırlık ve böbrek hastalıklanna sebep olabilir, ahlakı menfi etkiler. Roma İmparatorluğunda su dağıtım sisteminde kurşun kullanılmıştır. Araştırmacılar Roma İmparatorluğunda ahlakın bozulmasının sebebinin suya karışan kurşun olduğunu tahmin etmektedir. Sağlıklı bir genç kızın amalgam dolgu yaptırdıktan 2-3 hafta sonra boynunun aynı tarafında sedef oluştuğu ve adetten kesildiği bizzat görülmüştür. Nanoteknoloji ürünü protezler, kemik tozu, implant ve Nanokompozit dolgu, ağızda bir tür çip görevi görerek, kişinin, merkezi bir bilgisayara otomatik olarak bağlanmasına ve zihninin kontrol altına alınmasına vasıta olabilir. Bu nedenle dişlerde oluşan çürükleri eski usulde temizletmek, dolgu veya kaplama yaptırmadan olduğu gibi bırakmak gerekir. "Kısırlık" ve "Zihin Kontrolü" bölümüne bakınız. Amerika ve Avrupa'da özel tim eğitimi verilen köpeklerin dişlerine titanyum kaplama yapılarak bilgisayar aracılığı ile uzaktan yönlendirilmektedir. Beyinleri bilgisayar tarafından kontrol altında tutulan köpekler terminatör gibi korku bilmedikleri için operasyonlarda özel timden daha başarılı olmaktadır. Dikkat çekici olan, metal kaplama yerine titanyum kaplama kullanılmasıdır. Bu durum "titanyum implant yaptıranlar da bilgisayar aracılığı ile yönlendirilebilir mi?'' sorusunu akla getiriyor. Çünkü dokuları dolduran ve bir nano-nöro alıcı hale getiren titanyum birikintisi veya titanyum parçası nano bilgisayarlar 4. Nesil bilgisayarlar için otomatik bağlanma yeri olabilir. Öneriler Öncelikle, ağız hastalıklarına sebep olan etkenlerden kaçınmak gerekir. İkinci olarak ağızda bulunan amalgam, protez ve nanokompozit dolgular çıkarılır. Bundan sonra • Her sabah ağza bir tutam yabani kekik alınır, biraz çiğnedikten sonra bütün ağız içi dokuları kuvvetlice emilir. Ağız içi dokularda toplanan toksinler tükürüğe karışır. Ağız iyice dolunca tükürülür. • Her akşam 8 tane karanfil tükürükle ıslatılır, dişlerle biraz ezilir, dudaklarla dişetleri arasına dörder tane koyulur. Sabaha kadar bekletilir ve tükürülür. 1 2 hafta devam edilir. • Her gün çene altı ile kulakların önlerine dönüşümlü olarak kupa çekilir, 3-5 dakika bekletilir. 2 hafta devam edilir. 1 hafta sonra dişetlerine tuttuğu kadar sülük tutturulur. Sülük izleri kaybolunca misvak kullanmaya başlanır ve en az 40 gün devam edilir. • Sülük terapisinden 3-5 gün sonra kafa hacamatı yapılır. • Ağızda kaplama varsa, her abdestte dişetlerine toz zencefille masaj yapılır ve kabarık dişetlerinin kanaması sağlanır. • Toplam 1 fındıkiçi büyüklüğündeki damla sakızı + propolis veya çam sakızı karışımı 3-4 saat çiğnedikten sonra yutulur. 40-60 gün boyunca bu işleme devam etmek dişeti kanamasını ve dişeti iltihabını önler; hazmı düzeltir, bağırsakları çalıştırır. • Günde 2-3 defa dişler misvaklanır, her gün misvağın ucu kesilir. Ya da dişetlerine toz misvakla masaj yapılır. • Dişlerin temizliği ve ağız kokusunun güzel olması için günde 5-7 tane kakule veya karanfil çiğnenir ve yutulur. içerdiği kimyasallardan dolayı diş macunu kullanmak tavsiye edilmez. Bu önerileri uygulayanlar diş macununun temizlemediğini, aksine dişleri kirlettiğini ve ağız mikroflorasını bozduğunu görürler.
Merhaba🙏 Uzun zamandır çok yazmak istediğim bir yazı bu.. Bundan 2 hafta önce, hep aklımda olan kitabımın siparişini verdim ve elime ulaştı.. Kitabın girişinde hastalık tanımı, hastalıkların nedenini okuyarak en başta bir aydınlanma yaşayabilirsiniz. Bölüm bölüm ayrılmış kitap neredeyse tüm hastalıkların şifası hakkında bilgi veriyor. Öncelikle kendim alerjiden, çevremdeki birçok insan da kronik hastalıklardan muzdarip olduğu için, modern tıbbın güvenilirliğini her daim sorguladım. Modern tıpta şifayı bulamayan her insan gibi, ben de diğer alternatif tıp yöntemlerini araştırmaya başladım... Aidin Salih'i İlk olarak ''Gerçek Tıp'' adlı blogdan okuyarak öğrendim. Derin araştırmalardan sonra kitabı ve kendisi hakkında yeterli bilgiye ulaştım ve kitabını satın aldım... Aidin Salih Hanımefendinin çok farklı, islamiyetle bağdaştırılmış, içine huzur ve inanç katılmış çok güzel bir kitabı bu... Farklı bakış açısını size kabul ettirmeyi başarıyor kitabında... Sadece hastalıkları geçiştiren, ilaçlarla daha çok hastalandıran, ilaç pazarına dönüşmüş, yahudi tıbbın öğretileri dediği modern tıbbında yanlışlarını görmemizi sağlıyor.. Nereden başlasam hangisini anlatsam inanın kararsızım.. Bu yazı biraz uzun olabilir.. Benim, devasa hayranlığımı kazanan bu hanımefendi, neredeyse tüm hastalıkların mideden, fazla yemekten ve az çiğnemekten geldiğine inanıyor. Kanser ve birçok ağır hastalıklarda dahil, hepsinin tedavisi için 3 ve 10 günlük açlık, sürekli açlık tedavileri bulunmakta.. Bu açlık tedavilerinin ardından karaciğer temizliği yapılarak vücut şifasına bir adım daha yaklaşıyor 💙 ''Allah Şifasını Vermediği Hiçbir hastalığı yaratmadı. Onu bilen bildi. Bilmeyen de bilmedi'' Açlık oruçları her hastalığa özel olarak farklı şekilde gerçekleştiriliyor. Oruçlar ve karaciğer temizliği yapıldıktan sonra, hastanın çok çiğnemesi ve karışık yememesi gerekiyor. Ayrıca katkı maddesi içeren paket yiyecekler, gdolu besinler ve deterjan gibi kimyasallardan uzak durmamızda gerekiyor. Kitapta paket yiyecek, deterjan ve kozmetiklerin içerisinde bulunan koruyucu maddeler, koruyu maddelerin içerisinde bulunan katkı maddeleri, bu kimyasal katkı maddelerinin vücudumuza zararı öylesine ayrıntılı anlatılmış ki, ben o günden sonra çekmecemde duran çikolatamı yiyemedim 👏 Öylesine bir zarar ki bu... Aklımda kalan aspartam adlı koruyucu madde neredeyse her şeyin için de var.. Geçen gün aldığım limonatada vardı!! Aspartam özellikle beyne çok zarar veriyor ve sinirlilik, anksiyete gibi psikolojik rahatsızlıklara da sebebiyet veriyor 😳 Bu tip kimyasalların zararları saymakla bitmiyor. Özellikle bu koruyucu maddeler direk olarak beyni etkilediği için kalıcı zararla karşı karşıya kalabiliriz. Ki zaten psikiyatri ve psikologların kapı önlerini görüyoruz.. Antidepresanlar ağrı kesici gibi içilirken, bizim de artık bilinçli tüketici olmamız gerekiyor. ''Önce Hastalıklar, daha sonra getirisi yüksek ilaçlar üretildi'' Zorla, farkında olmadan, bazen mecbur tutulurmuşçasına hastalandırılıyoruz. Marketten basit olarak aldığımız sakızın bile içinde onlarca sağlığa zararlı katkı maddesi var. Diğer ürünleri siz tahmin edin? Bozulmaması, bayatlamaması, küflenmemesi, güzel kokması, fazla tatlı olması..... O kadar çeşitli tatlandırıcılar, koruyucular, katkılar kullanılıyor ki, bizim mucizevi harika şekilde yaratılmış, bedenimiz bile bir saatten sonra hazmedemediği bu maddeleri karaciğere bağırsaklara depolayıp hastalığa dönüştürüyor. Hastalandığımız gibi doktora gidip, kutu kutu ilaçları alıp içiyoruz 🍬 şeker gibi.. Kurulmuş bir sistemden bahsediyor gibiyiz değil mi? Aidin Hanım, bebeklere vurulan aşılardan da bahsetmiş. Özellikle 1940tan sonra vurulmaya başlayan ''timerosal, tiomersal'' her iki şekilde de araştırabilirsiniz. Kelime farklı yazılmış sade etken maddeli aşılardan sonra Türkiye'de ilk defa otizm vakaları görülmeye başlanmış.. 💉💊 Hastalık üretmek tabiri yerli yerine ne de güzel oturuyor!! Farklı bir blog yazarı doktorun aşılar hakkındaki okuduğum yazısında da, aşıların zararlarından ve çocuklara verdiği kalıcı hasarlardan bahsediyordu. Aidin Hanım'ın kitabını da okuduktan sonra, bu aşıların zararlarına artık inanıyorum. Duyduğum bilginin güvenilirliğini ve doğruluğunu kanıtlayana kadar kapsamlı bir araştırma yaptığım için, Aidin Salih Hanım'a duyduğum saygının nedenlerinden bir tanesini açıklamak istiyorum.. 2015 Yılında Nobel Tıp Ödülünü almış Japon Doktor'un tezi, 3 günlük açlıkla tüm organların temizlendiği ve sağlığına kavuştuğuydu... Ancak Aidin Hanım bunun farkına varalı çok uzun yıllar olmuştu... Kitabını okumaya başladığım da hayranlığım giderek artmaya devam etti. Bu kitabın ben de oluşturduğu en güzel hislerden biri de, kitabı okurken rahatlamam ve huzurlu hissetmemdi.. Verilen derdin Allah'tan ve şifasının yeniden Allah'tan olduğunu bilmek, o musibetin seni kurtuluşa erdireceğini bilmek, sabrı öğrenebilmek ne de güzelmiş.. Niyet ederek vücudun kendini nasıl programladığını, açlığın 3. gününde ateşle beraber, hücrelerimizin hastalıklarımızı nasıl yediğini, karaciğer detoksuyla ve açlık oruçlarıyla bedenen ve ruhen nasıl temizlendiğimizi, okuyun, anlayın isterim.. 📓📔 Kitabın diğer bölümünde de peygamber efendimizden kalma sünnetlerden olan hacamat ve sülük tedavisi yer almakta... Hacamat ve sülük tedavisiyle şifasını bulan benim de çevremde birçok insan var. Hatta yakın zamanda babamı da götüreceğim.. Sülük tedavisiyle, dere kenarında toplanan sülükler, hastanın işleme alacağı yere küçük kesikler sonrası yapıştırılıyor. Kirli kanı sülükler emerek vücudu temizlerken, sülüklerden de vücudumuza farklı farklı enzim ve mineraller giriyor. Eski unutulmuş sünnetlerden olan bu tedavi şekillerini güvenilir ve hijyenik bir ortamda yapılması gerekmektedir. Ayrıca hem sizin hem de hacamatı yapan kişinin abdestli olması ve bazı kurallara uyulması gerekiyor. Bundan dolayı işlem alacağınız yerin kendisinin bu konularda donanımlı olması size fayda sağlayacaktır. Gelelim, hanımefendinin bahsettiği lazer epilasyon gibi işlemlere. Öncelikle ben vücudumda 3 bölgeye neredeyse 1 sene boyunca lazer epilasyon yaptırdım. Yazımı buradan okuyabilirsiniz. Tabi o zaman da maddiyat odaklı çalışıldığını düşünüyordum ama bu kadar zararından haberim yoktu. Ben ıpl ışık işlemi almış olmama rağmen bedenimde maalesef kalıcı zarar bıraktı. koltuk altı ter bezleri zarar gördü benim ve işlem alan yakınlarımın Ipl ışık teknolojisi olarak zararsız gösterilse de onun bile zararları var. Ki Aleksandrate, Ndyag gibi derinin en alt katmanına kadar inen gerçek lazer cihazlarının zararsız olması beklenemez. Hücreleri yok eden bu cihazlar, kıllardan tamamen kurtulmanızı sağlıyor. Gelelim Aidin Hanımefendinin bu tip cihazlarla ilgili görüşlerine.. Her hücrenin bir görevi ve zikri olduğuna inanan hanımefendi, bu cihazların hücrelerin zikrini değiştirdiğini, zikri değişen hücrenin hastalığa kolayca yakalanabildiğini savunmuş. Bu tip cihazların haddinden fazla zararı olduğunu düşündüğüm için bir kez daha hak veriyorum ona.. Kitabında şifalı otlardan ve yararlarından da bahseden Aidin Hanım, iyileştirdiği hastalardan gelen mektupları da paylaşmış. Rusya'da tıp, Özbekistan'da biyoloji eğitimi almış Aidin Hanım birgün İslamiyet'i seçerek İslami Tıbbın kaynaklarına yönelik araştırmalar yapmış ve yazılar yayınlamış.. Ne yazık ki onu tanıma fırsatım olmadı... Üzülerek belirtiyorum ki, bu kitabı da çok geç okumuş oldum.. Kitap yayınlanalı tam 10 sene olmuş.. Ancak, kitabı ararken hiç ama hiç zorlanmadım.. Hangi kitapçıya gidip Gerçek Tıp var mı diye sorduğumda tekrarlatmaktan kitabımı elime verdiler. 10. yılında dahi hala insanlar tarafından ulaşılmaya çalışılan bir kitap olması Aidin Hanımefendinin emeklerinin boşa gitmediğinin en açık göstergesi.. Umarım gerisinde bıraktığı öğrencileriyle tanışma fırsatına nail olabiliriz. Ömrünü bu doğru bilgileri insanlara aktarmaya adayan, başarılarla dolu bir geçmiş bırakan bu hanımefendiyi rahmetle anıyor, nurlar, ışıklar içerisinde uyumasını diliyorum...
Diyetle Geri DöndürTip 1 Diyabet için Ana TelafilerDiyabetsiz yaşam için yolunuzu egzersiz Bitkisel ve Mineral Takviyeler alınGenellikle çocukluk veya genç yaşta teşhis edilen tip 1 diyabet, kronik bir hastalıktır. Kan şekeri düzeylerini tip 1 diyabette yönetmek, hastalıkla ilgili mikrovasküler ve masikovasküler komplikasyonları önlemek için önemlidir. Doğal veya ev yapımı ilaçlar tip 1 diyabeti doktor tarafından reçetelenen düzenli ilaçlarla birlikte kontrol etmek için eşit derecede faydalı olabilir. İşte size 1 diyabet hastası olsanız bile hayatınızı doğal olarak iyileştirmek için birkaç ipucu.[Oku Tip 1 Diyabette Kan Şekeri Seviyeleri Nasıl Kontrol Edilir]Diyetle Geri DöndürBirçok çalışma tip 1 diyabetli hastaların, kan şekeri düzeylerinin yükselmesi üzerinde daha iyi kontrol için düşük glisemik indeks diyetine uymaları gerektiğini önermiştir. Yulaf, tam buğday, meyve elma, üzüm, greyfurt, armut ve hindistancevizi ve sebzeler havuç, lahana, karnabahar, fasulye ve bezelye gibi düşük glisemik indeksli yiyecekler, diyabetik diyetin önemli bir bölümünü oluşturmalıdır.[Oku Tip 1 Diyabetik Diyet]Tip 1 Diyabet için Ana TelafilerBelirtilen birkaç ev çaresini takip ederek tip 1 diyabetlere karşı savunma bir yemek yemeden önce iki yemek kaşığı elma sirkesi ve içine bir tutam tuz eklenmiş bir bardak su içebilirsiniz. Bu şeker seviyenizi normal aralıkta kavun kan şekeri seviyenizi dengelemenize yardımcı batua olarak bilinen Yonca, artan kan şekeri seviyesini kontrol edebilen besin açısından zengin bir bitkidir. Yonca bitkisinin tohumları ve kapsülleri diyabet hastaları tarafından yiyecekleriyle birlikte ayrıca tip 1 diyabet için önemli bir antidot olarak kabul edilir. Bu nedenle, eğer lezzetini seviyorsanız, tüm öğünlere tarçın tozu ekleyebilir veya çay veya kahvenizde iki küçük parça yaşam için yolunuzu egzersiz Yüzme, jogging, tempolu yürüyüş veya dans gibi hafif fiziksel aktiviteler diyabetik rutinin ayrılmaz bir parçasını oluşturmalıdır. Düzenli olarak egzersizlerde düşme, tip 1 diyabetin şiddetli hale gelme riskini azaltabilir. Eğer spor salonuna gitmek istemiyorsanız, evde en az 20 dakika boyunca bir merdiven katına çıkmak gibi egzersiz yapabilirsiniz. Fiziksel egzersiz, kan şekeri seviyesini ve vücut ağırlığını normal aralıkta tutmak için doğal bir yöntemdir.[Oku Merdivenleri alarak Ağırlık Nasıl Kaybedilir]Bitkisel ve Mineral Takviyeler alınBazı çalışmalar, alfa-lipoik asit takviyelerinin düzenli kullanımının, insülin tip 1 diyabeti geliştiren vücudun tepkisini arttırabileceğini göstermiştir, Ulusal Tamamlayıcı ve Alternatif Tıp Merkezi, ABDKromun, yükselen kan şekeri seviyelerini de azaltabileceğine yağ asitleri ve polifenol takviyeleri tip 1 diyabet komplikasyonlarını iyi bir şekilde refahınız için, diyabet için tüm doğal tedavilerin, tip 1 diyabetin tedavi edilmesi için atılan atış yollarından emin olmadığının anlaşılması önemlidir. Ancak bu ilaçlar diyabet tedavisinin etkinliğini artırabilir; Hastanın durumuna erken bir rahatlama getirmek. Herhangi bir ek almadan önce doktorunuzun tavsiyesini almayı unutmayın. SALİH ''Tip 1 Diyabet Şeker Hastaları İçin Doğal Tedavi Önerileri''.
Peygamberimiz s. a. v. “Çörek otu yemeye devam edin. Zira Allah onda ölüm hariç her derde şifa halk etmiştir.” diye otunun bir defada kullanılma miktarı 1,5-2 gr. 1 kahve kaşığı, bir günde kullanılma miktarı ise bir çorba kaşığı 6-7 gr. kadar Otu Yağı Faydaları Nelerdir? Çörek Otu Yağı Nasıl Kullanılır?Çörek Otu Yağı’nın Faydaları Nelerdir? Kanıtlanmış 7 FaydasıÇörek otu balla karıştırılır ve sabah-akşam aç karnına 1 tatlı kaşığı yutulur. Büyüklere, küçüklere, hastalara ve sağlıklılara iyi gün çiğneyerek yutulan 3-5 gram çörek otu ağız kokusunu öğütülmüş çörek otu, 200 gr. zeytinyağı ile karıştırılır. 7 gün beklettikten sonra süzülür ve her gün 20-30 gr. içilir, yemek üzerine veya soslara katarak kullanılır. Bu yağla ağrıyan eklemlere masaj yapılır, cilt bozukluklarına ve problemli saçlara sürülür. Dr. Aidin Salih’in diğer yazılarıA-Z’ye Tüm Vitamin ve Minerallerin Faydaları ve KaynaklarıSüt ve Süt Ürünleri Nasıl Tüketilmeli? Sütün Faydaları ve ZararlarıLimon Hangi Hastalıklara iyi gelir? Limonun Faydaları Nelerdir?Acı Kavun Faydaları? Hangi Hastalıklarda ve Nasıl Kullanılır?Bal, Propolis, Polen ve Arı Sütü Faydaları? Bal İle Hazırlanan Şifalı İlaçlarÇörek Otu ve Çörek Otu Yağının FaydalarıBaş ağrısı ve Baş DönmesiSara HastalığıSedef, Vitiligo ve MantarYüz FelciHafızayı KuvvetlendirmekHalsizliğe KarşıHormon DengesizliğiDoğumu Kolaylaştırmak ve Kadın HastalıklarıKolesterolü Düşürmek ve Kolesterol Tıkanıklıklarını EritmekKısırlıkProstat HastalıklarıDiyabete KarşıDalak HastalıklarıBöbrek ve Safra Kesesi Taşlarını EritmeSafra Kesesi Dokularını Düzeltmek Dr. Aidin Salih’in diğer yazılarıA-Z’ye Tüm Vitamin ve Minerallerin Faydaları ve KaynaklarıSüt ve Süt Ürünleri Nasıl Tüketilmeli? Sütün Faydaları ve ZararlarıLimon Hangi Hastalıklara iyi gelir? Limonun Faydaları Nelerdir?Acı Kavun Faydaları? Hangi Hastalıklarda ve Nasıl Kullanılır?Bal, Propolis, Polen ve Arı Sütü Faydaları? Bal İle Hazırlanan Şifalı İlaçlarBaş ağrısı ve Baş DönmesiSaçlara ve kafa derisine çörek otu yağı sürmek saçı çabuk uzatır ve beyazlaşmasını geciktirir, baş ağrısı, migren ve baş dönmesini otu yağı damlatmak kulakları öğütülmüş çörek otu koklamak baş ağrısını otu ince yeni öğütülmüş toz halinde buruna çekilirse, kafesli kemik ve bunun tıkanıklığını Ağrısı Deyip Geçmeyin Baş Ağrısında 9 Ciddi Sinyal’Baş Ağrısını Rahatlatmak İçin Doğal ÇözümlerMigren için Alternatif TedavilerSara HastalığıSara hastalığında çörek otundan tütsü yapılır, taze öğütülmüş çörek otu burna otu yağı kafa derisine sürülür ve kulağa Hastalığı Sara Nöbetlerini Doğal Olarak Önlemenin YollarıEpilepsi Nedir? Epilepsi İle Başa Çıkmanın 10 Doğal YoluSedef, Vitiligo ve MantarÖğütülmüş çörek otu sirkeyle karıştırılarak sedef, mantar, sivilce ve siğillere öğüterek yaraya serpmek yarayı iyileştirir; ince öğreterek yemek ve basura sürmek basuru hamuruna karıştırmak, ekmeğin hazmını yemek, mide ve bağırsak gazlarını söker, bağırsaklardaki ve karaciğerdeki kurtları ve yabancı mikropları öldürür, ağız kokusunu Hastalığı Beslenme, Takviyeler ve Kullanılabilir Temel YağlarSedef Hastalığı Nedir? Sedef Belirtileri, Nedenleri ve Doğal TedavilerVitiligo Nedir? Vitiligo Belirtileri ve Tedavi Yöntemleri Nelerdir?Tırnak Mantarı Doğal Yollarla Nasıl TemizlenirYüz Felci İçinÇörek otu akşam sirkede ıslatılır ve sabaha kadar bekletilir. Süzülüp kurutulur, sonra iyice dövülerek burna çekilir. Bu işlem günde 3-5 defa tekrarlanır. Baş ağrısını keser, yüz felcine iyi otu yağını burna çekmek ve kafa derisine sürmek, yüz felcine iyi Kuvvetlendirmek1 bardak nane çayına 7-11 damla çörek otu yağı damlatılır, bal ile tatlandırarak günde 2 defa Hastalığı Nedir? Belirtileri, Nedenleri ve TedavisiAlzheimer Hastalığı Hindistan Cevizi Yağı ile Tedavi Edilebilir mi?Halsizliğe KarşıÇörek otu ve çemen eşit miktarlarda öğütülür, gerekli miktarda bal ile yoğrulur. Sabah-akşam bir tatlı kaşığı kadar Dengesizliğine KarşıHer sabah 1 tatlı kaşığı öğütülmüş çörek otu + 10-20 mg. arı sütü + 30-50 gr. bal karıştırılır ve ağızda eriterek yutulur. Buna 1 ay devam Kolaylaştırmak ve Kadın Hastalıkları1 çorba kaşığı papatya bir bardak su ile kısık ateşle 10- 15 dakika şekilde çörek otu da kaynatılıp süzülür ve süzülmüş papatya suyu ile soğuduktan sonra 50 gr. bal katılarak eritilir ve küçük bir pompayla veya iğnesiz enjektörle vajinaya sıkılır ve zamanda safran veya keten tohumundan yapılan çaya 7-11 damla çörek otu yağı damlatılır ve işlem, doğumu kolaylaştırmak için sancı başladıktan sonra ve kadın hastalıkları için 1-2 hafta süresince her akşam Düşürmek ve Kolesterol Tıkanıklıklarını EritmekBir çorba kaşığı öğütülmüş çörek otu + 1 çorba kaşığı öğütülmüş civanperçemi + 1 çorba kaşığı bal karıştırılır, ikiye bölünür ve her sabah ve öğlen aç karnına yeşil çay, meyve suyu veya havuç suyu içilebilir, öğlene kadar hiçbir şey yenmez. Akşam normal öğün işleme 1 hafta devam Yüksekliği Hiperkolesterolemi Nedir? Tedavi Seçenekleri Nelerdir?Kolesterol Nedir? Nasıl Düşürülür? Doğal Yollarla Nasıl Dengelenir?Kolesterol Gerçeği ve Ketonlar! Nedirler? Önemi ve FaydalarıKısırlık1 bardak çörek otu + 1/2 bardak çemen + 1/2 bardak turp tohumu öğütülür, 2 bardak bal ile karıştırılır ve sabah-akşam birer çorba kaşığı işleme bitene kadar devam Hastalıkları6 hafta süresince her sabah 1 tatlı kaşığı öğütülmüş çörek otu + 1/3 çay kaşığı dövülmüş mürrüsafi mür reçinesi, bal şurubu ile kasıklar ve erbezlerinin alt kısımlarına her akşamın çörek otu yağı işleme 3 hafta devam 3 hafta süresince çörek otu yağı yerine acı kavun suyu aynı şekilde Kanseri Nedir? Prostat Kanseri Belirtileri ve NedenleriProstat Kanseri Nasıl Teşhis Edilir? Tedavi Yöntemleri Nelerdir?Diyabete Karşı1 su bardağı öğütülmüş çörek otu + yarım bardak öğütülmüş tere tohumu + 1 bardak öğütülmüş nar çekirdeği + 1 bardak kurutulmuş ve öğütülmüş beyaz lahana kökü + 1 çorba kaşığı dövülmüş mürrüsafi karıştırılır ve karışım bitene kadar günde 3 defa birer tatlı kaşığı aç karnına Hastalığı Tedavi Yöntemleri Nelerdir? Nasıl Teşhis Edilir?Diyabet Şeker Hastalığı Nedir? Belirtileri ve Nedenleri Nelerdir?Şeker Tüketimi Diyabet Riskini Artırır mı? Gerçekler ve YalanlarDiyabet Şeker Hastalığı Beslenmeyle 10 Haftada İyileşebilir!Dr. Elif Ebru Alkan Diyabete Şeker Hastalığı Suh ile Dur Diyecek!Dalak HastalıklarıHer akşam çörek otu öğütülür ve eski zeytinyağı ile veya zeytin yağının tortusu ile karıştırılıp sol kaburga kemiğinin altına sürülerek üstü kadar bekletilir. Aynı zamanda 1 kahve kaşığı çemen otu, 1 su bardağı sıcak su ile karıştırılır ve bal ile tatlandırır. 7-11 damla çörek otu yağı damlatılarak hafta bu işlemlere devam ve Safra Kesesi Taşlarını EritmeBir kahve fincanı taze öğütülmüş çörek otu + bir kahve fincanı doğal bal + 3 baş ezilmiş sarımsak yoğrulur. Üçe bölünür ve günde 3 defa 50-100 gr. limon suyu ile birlikte alınır. 7 gün boyunca her gün aynı işlem otu bal ile karıştırılıp içilirse, böbrek ve mesanedeki taşları eritir, ağrı-sızıyı giderir, balgamı keser, nefes darlığına iyi Temizliği ve Safra Kesesi Temizliği Nasıl Yapılır?Böbrek Taşı Neden Olur? Alternatif Doğal TedavilerSafra Kesesi Taşı Neden Olur? Safra Taşı Belirtileri ve TedavilerSafra Kesesi Dokularını DüzeltmekBir çorba kaşığı öğütülmüş çörek otu + bir tatlı kaşığı ince öğütülmüş mürrüsafi + 200 gr. bal iyice karıştırılır, bitene kadar sabah-öğle-akşam birer tatlı kaşığı Aidin Salih’in Organ Temizliği ProgramlarıBeyin Temizliği Nasıl Yapılır? Hangi Durumlarda Yapılmalıdır?Kan ve Damar Temizliği Nasıl Yapılır? Ne Zaman Yapılmalıdır?Karaciğer Temizliği ve Safra Kesesi Temizliği Nasıl Yapılır?Akciğer Temizliği Nasıl Yapılır? Hangi Durumlarda Yapılmalıdır?Böbrek ve Mesane Temizliği Nasıl Yapılır? Taş ve Kireç Çözen İlaçlarKireç Temizliği Nasıl Yapılır? Vücuttaki Kireci Eritip Dışarı AtmaKaynak Kitap Dr. Aidin Salih – Gerçek Tıp Yitik Şifanın İzindeDr. Aidin Salih Kimdir?Lugansk, Ukrayna’da Tıp Fakültesini bitirdi. Sovyetler Birliği’nde yıllarca tıp doktorluğu görevini yürüttü. Daha sonra Taşkent Devlet Üniversitesi’nde Biyoloji bölümünden mezun oldu. Ayrıca Uluslararası Alternatif Tıp Okulu’nu diploma tezi Yabani Hayvanların Fizyolojisi’ üzerineydi. 30 yılı aşkın bir zamandır aldığı çok yönlü eğitimlerle insan ve hayvan hastalıklarının sebeplerini Tıbbı, Tıbb-ı Nebevi konusundaki alimlerin ve eski hekimlerin tecrübelerinden ve bilgilerinden yararlandı. Tedavileriyle binlerce insanın şifa bulmasına vesile oldu. Bu çerçevede geliştirdiği tıp yaklaşımını anlattığı “Gerçek Tıp – Yitik Şifanın İzinde” isminde bir kitabı bulunuyor. 40 yaşında müslüman olan Salih, 9 Kasım 2014’de İstanbul’daki evinde hakkın rahmetine kavuştu.
Sağlık, ahlak, akıl, din ve ilmi anlayışın tüketilen besine bağlı olduğu çok eskiden beri bilinmektedir. Verimli topraklarda yaşayanlarda genellikle kabalık, zihinsel ve fikri zayıflık, davranışlarda aşırılık görülür. Çünkü çok besin tüketenlerin vücudunda atıklar birikir, biriktikçe çürümeye başlar, kanı kirletir. Dolayısıyla cilt rengi bozulur, aşırı kilo almakla beden çirkinleşir, zihin körelir, fikirler sığlaşır; idraksizlik ve gafillik galip gelir. Dr. Aidin Salih 'Açlık, Bedeni ve Yüzü Güzelleştirir' Çorak topraklarda yaşayanların bedenleri hafif, yüzleri güzeldir. Tenleri saf ve temiz, ahlâkları güzel, davranışları ölçülü, anlayışları mükemmel, düşünceleri derindir. Açık zihinleri ilim ve hakikati çabuk kavrar. Allahü Teala ilk orucu Adem Aleyhisselam'a, sonra diğer peygemberlere ve ümmetlerine emretmiştir. Musa Aleyhisselam ve Ilyas Aleyhisselam 40 gün, İsa Aleyhisselam 60 gün hiçbir şey yemeden oruç tutardı. Abdülkadir Geylani 40 günde bir iftar ederdi. Bunlar efsane değil, kitaplarda anlatılan gerçeklerdir. Davud Aleyhisselam ömür boyu bir gün yer, bir gün oruç tutardı. Oruçların en ağırı olan ve Savm-ı Davud denilen bu oruç Peygamberimizin de en sevdiği oruçtur. Günde 250-500 gr.'dan fazla yemek birikinti oluşturur. Sürekli sindirimi denetlemek, metabolik atıkları uzaklaştırmak, atılamayanları depolamak ve görevli organları yönlendirmek bağışıklık sistemini çok meşgul ettiği için hastalıklara karşı direnç gösteremez. Oruç tutarken, yani bedene dışarıdan herhangi bir besin gelmediğinde bağışıklık sistemi sindirimle uğraşmaktan kurtulur, bütün gücünü vücudu temizlemeye yöneltir. Karaciğer ve bağırsaklardan dışkıyla, akciğerlerden öksürük ve nefesle; beyinden hapşırma, gözyaşı, kulak akıntısı ve geniz akıntısıyla; böbreklerden idrarla; kandan terle metabolik atıkları atmaya başlar. Bu ağır işin gerçekleşmesi sırasında çok enerji harcanır. Bu enerjinin temini için önce glikojen ve yağ depoları kullanılır. Onun için açlığın ilk 3-4 gününde her gün 1-1,5 kg. verilir. 3-4 gün sonra, temizlenen kan, damarların duvarlarında oluşan kolesterol, toksin ve kireç tabakasını eriterek, vücuttan atmaya başlar. Bu günlerde insanın ağzı, nefesi ve teri ağır kokar; tükürüğü artar, koyulaşır ve yapışkan olur, idrar da koyulaşır, kokusu ağırlaşır; bu sırada kum ve taş dökülebilir. Titreme, tansiyonda düşme veya yükselme gözlenebilir; mide bulan tısı, kusma, kaşıntı olabilir; aft, uçuk, sivilce, çıban ve yaralar çıkabilir. Ancak ibadetli insanların orucu rahat geçer; sadece hafif titreme olur veya nabız düşer. Açlığın 5-7. günü ağızdan ve deriden aseton kokusu gelmeye başlar. Bu koku vücudun iç beslenmeye geçtiğini gösterir ve o gün herkese ağır gelebilir. Çünkü o gün açlığın tesiri hücrelere iner ve değişime uğrayan hücreleri temizlemeye başlar. Temizlenmesi mümkün olmayan hücreleri tek-tek parçalayarak besine dönüştürür, yani hastalıkları kökten yok etmeye başlar. Birikintileri eriterek kısmen kullanır, kısmen dışarı atar. günden sonra kahverengi, çok kokulu büyük abdest gelebilir. Kadınlarda koyu kırmızı, kahverengi veya yeşile dönük, parçalı ve kokulu adet kanaması olabilir. Bu günlerde oruçlunun tükürüğü, iltihaplı yaralan iyileştirir; kulaktaki mantarı kurutur, virüsü yok eder; yeni oluşmuş kataraktı eritir; akrebi bile öldürebilir. Bu süreçte kilo kaybı azalır, günde 500-700 grama iner. 7. günden itibaren kilo kaybı günde 300-360 grama, 21 gün sonra ise 120-150 grama iner. Kilolu olanlar daha fazla kilo verebilir. Açlık Orucu sırasında su içilmezse, su temini için daha çok hasta hücre kullanılır, dolayısıyla iyileşme daha kısa zamanda gerçekleşir. Ancak susayanların su içmesi gerekir. Susama toksinleri eritmek için vücudun suya ihtiyacı olduğunu gösterir. Bağışıklık sistemi hasta ve zikirden vazgeçen hücreleri parçalayıp yok edince, iştah açılır, iştah açılmadığı sürece oruca devam etmek gerekir. Açlıkta niyet çok önemlidir. Açlığa niyet edildiğinde bağışıklık sistemi, her organ ve her bir hücre kendini bu niyete göre programlar. Açlığın her günü için belli miktarda fazlalığı atmayı ve harcamayı planlar. Vücudu programını bozmamak için niyeti bozmamak gerekir. Açlıktan korkmak için sebep yoktur, açlıktan zarar gelmez; Çünkü, Allahü Teala'yı zikreden hücreye kabirde kurt-böcek dokunamadığı gibi, açlık da zikreden hücrelere dokunmaz. Açlıkta beden de aç kalmaz, çünkü her bir hücrede her zaman 40 günlük zahire, fizik vardır. Bununla birlikte vücut, yıllarda toplanan birikinti ve değişen hücreleri gıdaya dönüştürerek kullanabilir. Bunu idrak edebilenin açlığı rahat geçer. Hayızlı ve nifaslı kadın, oruç niyetiyle değil, sağlık niyetiyle Su Orucu yapmalıdır. Sağlık için 10 günden fazla açlığa gerek yoktur. Açlık yapamayanlar açlık gününün 2 katı kadar günü meyve veya sebze suyu içerek, örneğin, 3 günlük açlık yerine 7 günü, 10 günlük açlık yerine 21 günü sadece meyve- sebze suyu içerek geçirmelidir. Günde 1,5-2 litre meyve-sebze suyu yeterli olabilir. Meyve ve sebze suyuna bir miktar su ilave etmeyi unutmamak gerekir. Hastalığın türü göz önüne alınarak meyve sularının seçimi için "İlaçlar" bölümüne bakılabilir. Gün boyu aynı meyve suyu içilebileceği gibi her öğün farklı meyve suları da içilebilir. Mesela, 7 gün boyunca sadece greyfurt suyu, elma suyu veya havuç suyu + elma suyu ya da kırmızı pancar suyu + havuç suyu karışımı içilebilir. Farklı meyve suları içilecekse sıralama şöyle olabilir Sabah limon, greyfurt veya portakal suyu, öğlen nar, ikindide elma +. havuç suyu karışımı, akşam havuç + kırmızı pancar suyu Günlük Açlık Orucu Haftanın herhangi bir günü tutulabilen 1 Günlük Su Orucu için en uygun günler, sünnet olan Pazartesi ve Perşembe'dir. Pazartesi günü tutulacak 1 günlük, yani 36 saatlik açlık orucu şu şekilde yapılır Pazar akşamı saat 1900'dan itibaren hiçbir şey yenmez. Yatmadan önce sinameki ya da magnezyum sülfat gibi bir müshil içilir. Pazartesi sahurda bir şey yenmez, büyük abdeste çıkmak için 1 bardak su içilir ve oruca başlanır. Kabızlık sorunu olanlar lavman da yapabilir. Bağırsakların çalışmasında problem yoksa 1 günlük ve 3 günlük oruçta lavman yapmaya ve ya sinameki içmeye gerek yoktur. İftarda 1-3 yudum su ile oruç açılır, başka hiçbir şey yenmez. Fakat susayan istediği kadar su içebilir. Salı sabahı saat 0700'de meyve suyu içerek 36 saatlik oruç tamamlanır. Gün boyu yalnızca meyve suyu içilir, meyve veya salata yenir, akşama yakın tek çeşit yemek yenebilir. Oruç tatlıyla veya yemekle açılmaz. Tatlı ile açmak, pankreasa zarar verebilir, yemek ile açmak bağırsak burkulmasına yol günlük oruca devam etmek isteyen, değiştirmeden hep aynı gün tutmalıdır. Çünkü vücut aynı gün tutulan oruca kolay alışır, oruç günü geldiğinde iştah kendiliğinden kesilir, oruç rahat geçer. Farklı günlerde tutulan oruçta, vücut şaşırır, iştah kesilmez, oruç daha zor geçer. Çocuklar ve gençler oruca kolay alışır ve kısa zamanda hastalıktan arınır. Haftada 1 gün oruç tutan ve beslenme kurallarını bozmayan hastalık yüzü görmez. Akıllı insan, hastalıklardan ömür boyu korunabilmek için haftada 1 gün oruç tutmayı ihmal etmez. Yaşlıların gençler kadar kolay sağlığına kavuşması mümkün değildir. Onlar bütün temizlemeleri yaptıktan sonra 1 günlük oruca devam Günlük Açlık Orucu 3 Günlük Su Orucu yaparken açlığın ilk günü, aynı 1 günlük açlıkta olduğu gibi, sahurda su içilir, sonra iftar ve sahurda bir şey yemeden 3 gün arka arkaya oruç tutulur. 4. gün yani orucun sonunda önce meyve suyu, sonra meyve, daha sonra salata yenir, yalnızca akşam sebze yemeği yenebilir. Hastalığı ağır olan, 3 günlük orucu 7 gün arayla 7-21 defa yapmalıdır. 3 günlük orucun kanser dahil bütün hastalıklara büyük faydası Günlük Açlık Orucu Dioksinler, ftalatlar, aspartam ve Ti02 birikintilerinin dokulardan atılması; tümör, ağır kemik hastalıkları, ruhsal hastalıklar;epilepsi ve MS gibi nörolojik hastalıklar, kalp-damar hastalıkları gibi ağır hastalıkların iyileşmesi 10 gün aç kalmadan mümkün değildir. Çünkü yukarıda anlatıldığı gibi açlığın etkisi sadece 5-7. günden sonra hücrelere iner ve bozulan hücreleri iyileştirmeye veya parçalamaya başlar. Oruca başlamadan önceki gece yatmadan önce öğütülmüş sinameki ve-ya magnezyum sülfat alınır, sahurda 1-2 bardak su içilir. İstenirse magnezyum sülfat sahurda içilir. Bağırsaklar boşaltılamazsa lavman yapılır çünkü oruç sırasında bağırsaklar temiz 3 gün iftarda 1-3 yudum, çok istenirse, istenildiği kadar su içilebilir, 3 gün sonra iftar ve sahurda istenildiği kadar su içilebilir. İçilen suyun kalitesi çok önemlidir. Günde 1 -2 defa soğuğa yakın ılık su ile gusül abdesti alınır. Ne abdest, ne de içmek için sıcak su kullanılmamalıdır, çünkü açlıkta mide bezleri çalışmaz ve enzim üretmez. İçilen veya gusülde kullanılan sıcak su mide bezlerini çalıştırabilir ve mide bezleri mide suyu üretmeye başlayabilir. 0 zaman insan orucu açmaya mecbur kalır. Açlıkta farklı yerlerde ağrılar, ateş, titreme, kusma, ishal olabilir, şeker ve tansiyon düşebilir. Bunların hepsi normaldir ve iyileşme işaretidir. Bu, vücudun, kendi durumuna göre ihtiyacı olanı ayarlamasıdır, ona müdahale etmemek gerekir. Bunlardan herhangi biri veya birkaçı ile karşılaşıldığı zaman su lavmanı yapılır. Lavman ile atılanlar çok miktarda ise açlık orucu boyunca iki günde bir lavman yapmaya devam edilir. 10 günlük orucu, konuyu bilen bir hekim kontrolünde yapmak daha kolaydır. 10 günlük açlık orucu bittikten sonraki on gün, açlıktan daha önemlidir. Bu günlerde vücut, kaybedilen hasta hücrelerin yerini doldurmak için, sağlıklı hücreleri çoğaltarak, organları yeniden inşa etmeye başlar. Yani tamamlanan orucun neticesi direkt olarak bu 10 gün süresince yenen yemeklere bağlıdır. Tüketilen gıda meyve, taze çiğ sebze, rafine olmamış zeytinyağı, doğal bal olmalı; suya dikkat edilmelidir!10 Günlük Açlık Orucu Bittikten Sonra Beslenme Nasıl Olmalı?1. gün Sabah taze sıkılmış elma suyu, greyfurt suyu veya limon suyu yarı yarıya su ile karıştırılarak oruç açılır. Sıkılacak meyvelerin mutlaka çürüksüz, beresiz olması gerekir. Akşama kadar tahminen 1-1,5 litre meyve suyu içilir. 10 gün oruçtan sonra hiç iştah yoksa, o zaman oruca devam etmek en doğru seçenek olur. Ancak oruca devam etme gücünü kendinde bulamayanlar, kendilerini zorlamadan, iştahları gelene kadar, meyve suyu içmeye devam ederler. 2. gün Sabahtan öğleye kadar 3/4 meyve suyu + 1/4 su karışımı içilir, öğleden akşama kadar her 3 saatte bir istenilen meyve başka bir meyveyle karıştırılmadan yenebilir. 3. gün Sabah meyve suyu, sonra meyve, sonra salata, sonra, akşama yakın yağsız ve tuzsuz, az su ile kısık ateşte pişirilmiş sebze yemeği veya sebze çorbası yenebilir. Bu ilk 3 günde kahverengi, siyah veya yeşilimsi renkli büyük abdest gelebilir. Gelmezse, 3. veya 4. gün sabah lavman yapılır 4. gün Aynen 3. gün olduğu gibi, sadece akşam kabak, kereviz, pırasa, kara lahana, pazı gibi herhangi bir sebze yemeği ile 30 gr. ekmek veya aynı miktarda haşlanmış pirinç yenebilir. Yemeğe 1 çorba kaşığı sızma zeytinyağı, ince kesilmiş dere otu, maydanoz, taze soğan ve sarımsak eklenebilir. 5. gün Sabah bal şurubu içilebilir. Bal doğal olmalı ve 30 gr.'dan fazla alınmamalıdır. Acıkınca meyve, karpuz veya kavun, 3 saat sonra da taze salata yenir. Akşama yakın zeytinyağı, sarımsak ve soğanla, kavrulmadan yapılmış sebze yemeği 50-60 gr. ekmekle yenebilir. Yanında yoğurt da olabilir. 6. gün 5. gün olduğu gibi aynı yemekler sebze yemeği, haşlanmış pirinç, yoğurt ve salata yenebilir. Aynı gün içinde ekmek ve pirinç yenmez, ya pirinç ya da ekmek yenir. 7-8. gün 6. günde olduğu gibi beslenilir. Ek olarak zeytinyağlı taze fasulye yemeği yenebilir. 9. gün Ek olarak balık yenebilir. 10. gün Et yenebilir. Uyan Oruçtan sonraki 10 gün boyunca sadece yukarıda yazılanlar yenme -lidir. Peynir, süt, tuz, şeker, kahve, siyah çay, hazır yiyecek ve içecekler kesinlikle kullanılmamalıdır. Bir gr. tuz dahi vücuttaki su-tuz dengesini derhal bozarak ödeme sebep olur. Birinci yemek hazmedilmeden ikinci bir ye -mek yemek tehlikelidir. Hazmın bozulmasına, bağırsaklarda gaz oluşmasına ve bağırsak burkulmasına sebep Günlük Açlıkta kusma olursa durdurmak için Karın bölgesine ve kürek kemikleri arasına kupa kapatılır. Salıncakta sallanmak da kusmayı durdurur. Bazen kusma bir kaç gün 3-4 gün uzayabilir. Bu durumda nane, kereviz yaprağı, limon kabuğu, kediotu, ayva veya sirke koklamak, durmazsa, yeni öğütülmüş veya dövülmüş kara biber koklamak, yine de durmazsa su içmek, gusül abdesti almak ve lavman yapmak gerekir. Kusma yine de durmazsa, elma çiğneyerek suyu emilir kalıntıları yutmadan atılır, ya da greyfurt veya limon emerek oruç bozulabilir. Bu şekilde bozulan orucun arkasından da meyve suyu içmeye devam edilir. Oruçtan asla zarar gelmediği, ne inanıp, kusmaya sabredebilen ve oruca devam edebilen insan büyük has. talıklardan kurtulabilir. Çünkü kusma, beyinde derin değişimler olduğuna, vücuttan ağır toksinlerin atıldığına veya karaciğer ve dalağın ağır hastalığı, na işarettir. İnatçı kusmayı durdurmak için Kekik ve nane demlenir, nar suyu eklenerek içilir. Veya Kaynatılarak bekletilen karanfil suyu yudum-yudum içilir, limon suyu içilir veya yutmadan ayva çiğnenir. On günlük orucu gençler hemen yapabilir. 40 yaş üzerindeki acil hastalar ve çok ihtiyacı olanlar önce 10 gün sadece greyfurt, havuç ve elma suyu içtikten ve karaciğeri temizledikten sonra oruca başlayabilirler. Oruçların sağlık için hiçbir zararı veya tehlikesi yoktur. Ancak 10 günlük oruç herkese nasip olmayabilir. Su Orucu yapanlar, tokluktan rahatsız olur ve sürekli açlığı özler. Birkaç defa 10 günlük açlık orucu yaptıktan sonra insan kendini çok sağlıklı hisseder. Beslenme kanunlarını gözeten, haftada 36 saat veya ayda 3 gün, hicri ayın 13, 14, 15'i günleri aç kalan insanın vücudu sağlıklı olur. Ancak beden-ruh sağlığının dengesi yalnızca beş vakit namaz ile sağlanabilir. İsa aleyhisselam "Beni temizle" ricasında bulunan birisine, ''Seni temizleyebilirim, ama sen evini vücudunu temiz tutmazsan, eski sahipleri habis ruhlar, hastalıklar, günahlar bu sefer arkadaşlarını da toplayarak, geri dönerler", cevabını vermiştir. Açlık orucu, beyinde yerleşen zararlı programları siler, düşünce, anlayış ve ezberleme kuvvetini, konsantrasyon yeteneğini, görme, işitme, tat alma duyularını geliştirir ve güçlendirir. İnsanın gördüğü rüyalar daha güzel, renkli ve canlı olur. Bu noktaya gelen insan için ilim öğrenme ve Kur'ân-ı Kerim ezberleme zamanı gelmiştir. Elbette uzun ve ağır hastalıklar sonucu tahribata uğrayan organların tamamen eski hallerine dönmesi mümkün olmayacaktır. Ancak bu organların sağlam kalan kısımları büyük oranda iyileşebilir. Bu iyileşen kısımlar, sağlıklı organın işlevini bir derece kompanse eder. Mesela, sağlıklı bir kimse 3-5 kişilik yemeği tek başına bir oturuşta tüketirse, vücut zarar görmekle beraber, bununla bir şekilde baş edebilir. Ancak ağır hastalık sonucu organlar zarar görmüş birisi için böyle bir deneme ağır sonuçlar hastalık geçirenlerin hayatı boyunca yapması gerekenler Düzenli olarak sülük ve hacamat ile kanı temizlemek. Su ve yiyecek kalitesine dikkat etmek. Her zaman taze ve doğal yiyecekleri, ağırlıklı olarak salata, meyve, bal, kavrulmamış kuruyemiş gibi çiğ olanları tercih etmek. Mümkün olduğunca az yemek. Mayalı ekmek, bozuk meyve özellikle tatlı elma, muz, kavun ve armutun bozulmuşu, gaz yapan, mizaca uygun olmayan yiyeceklerden uzak Ağır fiziksel işlerden, kimyasallarla çalışmaktan, kimyasal madde kullanmaktan kaçınmak. Doğru beslenme alışkanlığı edinerek, kuralların dışına çıkmamak ve bağırsakların düzgün çalışmasını sağlamak. Her yıl, genel tedaviyi uygulamak ve ayda 3 gün veya haftada bir gün açlık orucu yapmak. Bütün bu kurallar hastalar kadar sağlıklı olanların da uyması gereken kurallardır. Buraya kadar anlatılan tüm tavsiyeler ve ilaçlar sadece hastalar için değildir. Bu, ilaçlar aynı zamanda gıda olduğu için, büyük, küçük, erkek, kadın, yaşlı, genç herkes kullanabilir. Dr. Aidin Salih Kimdir? Lugansk, Ukrayna'da Tıp Fakültesini bitirdi. Sovyetler Birliği'nde yıllarca tıp doktorluğu görevini yürüttü. Daha sonra Taşkent Devlet Üniversitesi'nde Biyoloji bölümünden mezun oldu. Ayrıca Uluslararası Alternatif Tıp Okulu'nu bitirdi. Biyoloji diploma tezi 'Yabani Hayvanların Fizyolojisi' üzerineydi. 30 yılı aşkın bir zamandır aldığı çok yönlü eğitimlerle insan ve hayvan hastalıklarının sebeplerini inceledi. İslam Tıbbı, Tıbb-ı Nebevi konusundaki alimlerin ve eski hekimlerin tecrübelerinden ve bilgilerinden yararlandı. Tedavileriyle binlerce insanın şifa bulmasına vesile oldu. Bu çerçevede geliştirdiği tıp yaklaşımını anlattığı "Gerçek Tıp – Yitik Şifanın İzinde" isminde bir kitabı bulunuyor. 40 yaşında müslüman olan Salih, 9 Kasım 2014'de İstanbul'daki evinde hakkın rahmetine Dr. Aidin Salih'in Açlık Orucu Su Orucu-Şifa Orucu
aidin salih şeker hastalığı tedavisi